| |

Sayın Cumhurbaşkanı,
Değerli misafirler...
Bugün burada, bağımsız Abhazyamızda,
büyük zaferin 15. yılını kutlamak
için toplandık. Türkiye’den bu
kutlamalara katılmak için gelen
topluluk ve şu anda Abhazya’da
olamasalar da kalpleri burada
atan Türkiye’deki milyonlarca
diyaspora mensubu adına sizleri
sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Bu yıl, zaferin 15. yılını kutlamanın
mutluluğu Abhazyamızın bağımsızlığının
26 Ağustos’ta resmen Rusya tarafından
da tanınmasıyla bir üst seviyeye
taşındı. Bu vesile ile Rusya
Federasyonu Devlet Başkanı
Sn. Dimitri Medvedev, Başbakan
Sn. Vladimir Putin ve Dışişleri
Bakanı Sn. Sergey Lavrov başta
olmak üzere tüm devlet yönetimine
teşekkürlerimizi iletmek isterim.
Bu tarihi günlerin öneminin farkında
olarak bizler, büyük bir mutluluk
ve görev bilinciyle burada, anavatanımızda
bulunmaktan, ve bu tarihi ana
şahit olmaktan büyük mutluluk
duymaktayız.
Abhazya ve tüm dünya bu mutluluğun
şahididir.
Bu kutlamalar, yaşadığımız acı
günlerin sona erdiğinin işaretidir.
Abhazya ve bağımsızlık için kan
dökenlerin, can verenlerin ruhlarının
şad olduğu kutlamalardır.
Eminim ki onlar bu gün, akan
kanlarını Abhazya’ya, bizlere
ve gelecek nesillere helal etmekteler.
Bu törenler, tüm dünyanın gözünün
bize döndüğü ve haklılığımızı
anlamak yönünde adımlar atmak
zorunda olduklarının bilincine
varacakları anlar olmalıdır.
Ve bu kutlamalar, tarihin adaletsizliğin
karşısında adaletin tecelli etmesinin
kutlamalarıdır.
Her türlü baskı, şiddet, tehdit
ve ambargolara rağmen devletlerini
ayakta tutabilmek için mücadele
etmiş Abhazların sağlık ve esenliğe
varmalarının kutlamalarıdır.
Ama aynı zamanda bağımsızlığın
korunması için yeniden ve hiç
çekinmeden canları pahasına mücadele
edeceklerinin de haykırıldığı
günlerdir.
Evet, gün eğlenmek ve mutlanmak
günüdür. Ama aynı zamanda devletimizin
bekası, halkımızın refah ve mutluluğu
için daha çok çalışmak gerektiğinin
de bilincine varmak zamanıdır.
Kutlarken düşünmek, mücadele
etmek, sağlıklı, inançlı ve sağlam
nesiller yetiştirmek artık çok
daha önemlidir.
Türkiye’de yaşamlarını sürdüren
fakat kalpleri anavatanlarıyla
birlikte atan diyaspora, nerdeyse
20 yıldır bazen üzüntüyle, bazen
sevinçle, kimi zaman heyecanla,
kimi zaman kızgınlıkla ama bir
dakika bile farklı bir şey düşünmeden
Abhazya ile yatmış Abhazya ile
kalkmıştır.
Savaş zamanında ve sonrasında
bağımsızlık mücadelesinin her
aşamasında elindeki imkânları
seferber ederek Abhazya’nın yanında
yer almıştır. Abhazyasız tek
bir günümüz dahi geçmemiştir.
Başkanlığını büyük bir mutluluk
ve şerefle yapmakta olduğum Kafkas-Abhazya
Dayanışma Komitesi de kuruluşundan
bu güne sürekli olarak Abhazya
ile birlikte hareket etti. Gerek
savaş sırasında gerekse sonrasında
Abhazya için sonuna kadar mücadele
etti. Abhazya’yı ve Abhazların
sorunlarını Türkiye ve Dünya
kamuoyunun gündemine taşımak
amacıyla her türlü aracı kullanarak
Abhazya’nın sesi olmaya çalıştı.
Bizler, diyaspora mensupları,
elimizdeki her kaynağın yanı
sıra vaktimizi, beynimizi ve
kalbimizi Abhazyamıza ayırdık.
Artık huzurluyuz, çünkü geri
döndürülemeyecek bir noktaya
ulaştık. Elbette yapacak çok
şey var, ama artık yolumuz daha
kısa ve aydınlık; hedef ise daha
belirgin ve bizler daha güçlüyüz.
Biz diyaspora mensupları, şahidi
olduğumuz bu tarihi süreç sonucunda
artık uluslar arası alanda tanınmış
duruma da gelen devletimizi sonsuza
kadar desteklemek ve yaşatmak
kararlılığı ve arzusundayız. Önceki
örneklerden de açıkça görülebileceği
üzere diyasporada yaşayan Adige-Abhaz
halklarının tamamı her zaman
maddi ve manevi tüm güçleriyle
Abhaz halkının ve devletinin
yanında duracaklardır.
Diyasporanın Abhazya’ya ve liderliğine
olan desteği, inancı ve güveni
tamdır.
Komitemiz’de tüm bunların ışığında
çalışmalarını sürdürmeye aralıksız
devam edecektir.
Yeni ve zorlu mücadele, Vatandaşı
olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti
devletinin hem kendi vatandaşlarının
çıkarları hem de bölge barışı
ve istikrarı için Kafkasya’daki
gelişmelere, özellikle Abhazya’ya
yönelik daha yakın, dikkatli
ve adil bir politika geliştirmesidir.
Bölgesel girişimlerin Abhazya
olmadan tam ve başarılı olamayacağını
dünya`ya anlatmak artık asli
görevimizdir.
Türkiye’nin Abhazya’yı tanıyarak
sağlıklı ilişkiler kurulmasını
sağlamak ise en öncelikli hedefimiz
olup, Bu hedef doğrultusunda
tüm zorlukların üstesinden geleceğimize
olan inancımız da tamdır.
Bizler, Atavatanımızda yaşanacak
bütün olayların Abhazya’nın geleceğini
daha da güzelleştirip güçlendirilmesini
diliyoruz. Sözlerimin sonunda
birinci cumhurbaşkanımız Vladislav
Ardzınbaya Bir kez daha minnetlerimizi
ve sağlık dileklerimizi sunuyor,
Devlet Başkanı Sergey Bagapş
ve Abhazyamızın değerli yöneticilerine
ise üstün gayret ve başarıları
için teşekkürlerimizle beraber
kendilerine ve tüm Abhazya halkına
bundan sonrası içinde sağlık,
mutluluk ve başarılar diliyorum.
Yaşasın Abhazya
Yaşasın Abhaz halkı
|
|