| |
Tarih : 8 Şubat 2007
Sayı : 2007/003
Sayın Doç. Dr. Abdullah GÜL
T.C.
Dışişleri Bakanı
ANKARA
Sayın Bakanımız,
Malumları olduğu üzere Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi
Gürcistan'ın Abhazya'ya saldırısı sonrasında Türkiye'de
yaşayan Kafkas diasporası tarafından kurulmuş ve Abhazya
Devleti tarafından yetkilendirilmiştir. Dayanışma
Komitemiz kurulduğu günden itibaren Abhaz-Gürcü
sorununda barışçı bir çözüme ulaşılması için dikkatli
bir çaba sarf etmiş, devletimizin ilgili birimleriyle
istişare içinde çalışmıştır.
Fakat Komitemizin ve üyelerinin bütün çabalarına rağmen
bugüne kadar uygulanan politikalara ve devletimizin soruna
yaklaşımına bakıldığında bize göre Türkiye Cumhuriyeti’nin
gerek kendi çıkarlarını gerekse vatandaşları olan bizlerin
çıkarlarını yeterince gözetmediği sadece oyalama taktiği
ile yaklaşıldığı görülmektedir. Bizlerin ve Abhazya'nın
yok sayılması, Türkiye’nin Abhazya’ya karşı takındığı
katı ve taraflı tutum camiamız için son derece kırıcı
olmuş Abhazya’da ve bizlerde güvensizlik duygusu yaratmıştır.
Oysaki tüm dünyanın müdahil olmaya çalıştığı bu soruna,
sınır komşusu olması, barındırdığı nüfus, bölgesel çıkarları
ve benzeri daha birçok nedenle müdahil olması gereken
Türkiye'nin yaklaşımı, vereceği mesajlar çok büyük önem
arz etmektedir.
Bilindiği gibi Abhazya savaşta yakılmış, yıkılmıştır
ve tarihi değerleri talan edilmiştir. Bu durumun devamı
adına Gürcistan'ın Bağımsız Devletler Topluluğu’na koydurduğu,
ülkemizin de anlayamadığımız bir şekilde uygulayıcısı
olduğu bir ambargo mevcuttur. Son dönem gelişmelerine
bakıldığında her geçen gün bağımsızlığını ve devlet yapısını
güçlendiren Abhazya’ya karşı devam ettirilen bu ambargo
artık Abhazya'dan çok bizleri etkiler duruma gelmiş,
dolayısıyla zararı vatandaşı olduğumuz ülkemize olmuştur.
Bugün gelinen noktada durumun öncelikle Türkiye Cumhuriyeti’nin
ve bizlerin çıkarları dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesi
gerekmektedir. İlk aşamada Türkiye tarafından Avrupa
Birliği ve ilgili diğer ülke ve uluslararası yapıların
yaptıkları gibi Gürcistan ve Kafkasya’ya bakışta ve yapılan
yardımlarda gelecekte telafisi zor sonuçların doğmasının
önüne geçecek adımlar atılması gerekmektedir. Bu çerçevede
Abhazya'ya verilecek ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel
desteklerle denge sağlanmalıdır. Bu yönde atılacak adımlar
ve verilecek mesajlarla güven yeniden tesis edilecek
ve işbirliği yönünde doğru adımlar atılmasının önü açılacaktır.
Bu doğrultuda yapılabilecekler konusunda, herhangi bir
önem sıralaması gözetmeksizin birtakım somut önerilerde
bulunmak isteriz:
1-Dünyada meydana gelen yeni dönüşümler
çerçevesinde adımlar atılması ve Abhazya’nın tanınmasının
da bu çerçevede değerlendirilmesinin önemine inanıyoruz.
2-Abhazya Devlet Başkanı Sn. Sergey
Bagapş’ın Türkiye’ye bakanlığınızca davet edilmesini
çok önemsemekte ve bunun olumlu ses getireceğine inanmaktayız.
Sayın Başbakan ve Sayın Dışişleri Bakanı ile yapılacak
görüşmelerden bugüne kadar tek taraflı seyreden bilgilenmenin
de daha anlaşılır hale geleceğini düşünüyoruz. Bu davetinde
Nisan 2007’ nin 2’ nci yarısında realize edilmesini uygun
zaman olarak görmekteyiz.
3-Kafkasya’nın Gürcistan merkezli olarak
yeniden bir karmaşa ortamına sürüklenmemesi amacıyla
tek taraflı olarak yapılan silah yardımına son verilmelidir
yada aynı yardım Abhazya Cumhuriyetine de yapılarak denge
sağlanmalıdır.
4-Yukarıda değinilen ambargonun bizler
açısından en rahatsız edici boyutu olan ulaşım sorunu
gözden geçirilerek bir çözüme ulaştırılmalıdır. Karadeniz
kıyısından, Trabzon ve Samsun gibi limanlardan başkent
Sohum’a ulaşımın sağlanması bölgenin dünyaya açılmasını
ve bizlerin de anavatanımıza insani koşullarda ulaşmamızı,
Türkiye’nin bölgede etkinliğinin artmasını sağlayacaktır.
Havayolu ulaşımının sağlanması ise daha çarpıcı bir
adım olarak büyük bir önem arz etmektedir.
5-Ulaşımın serbestleşmesi çerçevesinde,
ticareti de canlandıracak bir adım olarak, Türkiye’nin
liman ve gümrüklerin onarımı konusunda sağlayacağı
her türlü destek dostluk göstergesi olarak algılanacaktır.
6-Açılacak karşılıklı temsilcilikler,
diplomatik, siyasi ve kültürel ilişkileri geliştirecek,
hayatı kolaylaştıracak, aracısız görüşme kanalları
açacaktır.
7-Ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesi
adına, aynı zamanda, Abhazya’da yaşayan Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşları için Abhazya’ da banka şubesi açılması
Türkiye ile olan ekonomik bağları güçlendirecektir.
8-Sohum Üniversitesi’nin, onarımının
yapılarak gerekli eğitim ve öğretim teçhizatının sağlanması
atılacak en sağlıklı adımlardan biri olacaktır. Buna
bağlı olarak üniversite yurt binasının onarımı da aciliyet
arz etmektedir.
9-Gençler için spor kompleksleri inşası
kalıcı olumlu bir imaj yaratacaktır.
10-Türkiye ile daha yakın ilişkilerin
tesisi için TV yayınlarının izlenmesini sağlayacak
adımlar atılması önemlidir. Eş zamanlı olarak Abhaz
kanallarının Türkiye’den de izlenebilir kılınması karşılıklı
etkileşimi güçlendirecektir. Bu çerçevede TV-Radyo
yayınları için Türksat’ tan bir hat tahsisi çok önemlidir.
11-Gagra-Sohum arası ve başkent Sohum
şehir içi yolların asfaltlanması gündelik hayatta
gözle görülür en somut destek olarak değerlendirilecektir.
12-Karşılıklı kültürel faaliyetlerin
desteklenmesi ve canlandırılması aradaki bağları sıkılaştıracak
ve kültürel bir birliktelik yaratacaktır. Bu çerçevede
Türkiye’de tahsis edilecek Diaspora ya da Abhaz Evi
türü bir yerin tahsisi dikkat çekici olacaktır.
13-Her türlü dispanser, poliklinik,
diyaliz merkezi sağlık araç gereci desteği halkın Türkiye’ye
olan muhabbetini artıracaktır, insani destek olacaktır.
14-Abhaz devlet görevlilerine Türkiye'de
ilgili birimlerce eğitim verilmesi kurulmuş olan devlet
yapısına destek olacaktır.
Camiamız adına yukarıda ifade ettiğimiz beklentilerin
karşılanacağını umuyoruz.
Saygılarımızla,
Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi
Adına
Başkan
İrfan ARGUN |
|