| |
Tarih : 30.07.2007
Sayı : 2007/049
Konu : 22 Temmuz 2007 Tarihinde yapılan milletvekili
seçimleri ile ilgili seçim öncesi DÇP, ilgilisi tarafından
önemli bir gazeteye verilen beyanat ve ilan hk.
TÜRKİYE KAMUOYUNUN BİLGİSİNE,
22 Temmuz 2007 seçimleri öncesinde Demokratik Çerkes
Platformu tarafından çeşitli gazetelere verilen ilanlarda
“Meclis’te Sesimiz, Sözümüz Olsun” söylemiyle İstanbul’da
Baskın Oran ve Mehmet Ufuk Uras’ın destekleneceği açıklanmıştır.
Bu ilan birçok gazetede bir bütün olarak Çerkeslerin
oluşturdukları Çerkes Platformu bağlamında Oran ve Uras’ı
destekledikleri biçiminde haberlerin yapılmasına neden
olmuştur.
Gazetelerde yapılan haberlerde de tüm Çerkeslerin
bir araya gelerek böyle bir açıklama yaptıkları, hazırladığı
rapor nedeniyle Çerkeslerin Oran’a gönül borçları olduğu
ve Türkiye’de demokratikleşme için bunun bir şart olduğu
gibi değerlendirmeler de yer almıştır. Bu türde bir adımın
ya da kararın, Türkiye’nin demokratikleşmesini sağlayabilecek
yegâne adım olduğu ileri sürülmüştür.
Takiben marjinal uçlarda oldukları bilinen partilerin,
üstü örtülü desteğine sahip bağımsız adaylar grubunun
“Demokratik Türkiye ve Kürt Sorununa Demokratik Çözüm
İçin Bin Umut Adaylarını Destekliyoruz” başlıklı ilanı
olmak üzere çeşitli propaganda metinlerinde bu adayların
“Türkiye’de Çerkesim diyenlerin” de adayı oldukları ilan
edilmiştir. Bu ve benzeri ilan ve adımların Çerkeslerin
isimlerinin siyasi amaçlara alet edilmesinden başka bir
anlam taşımamaktadır. Bu ve benzeri açıklamaları yapabilecek,
Türkiye’de Kuzey Kafkasya halklarının gerçek temsilcisi
olduğu bilinen hiçbir dernek, birlik, federasyon ya da
konfederasyonun açıklanmış bu türde bir eğilimi, değerlendirmesi,
kararı veya girişimi yoktur ve olmamıştır da. Türkiye
cumhuriyeti yöneticilerinin ve tüm halkımızın bunun bir
kandırmaca ve yanlış yönlendirme olduğunu bilmesi gerekmektedir.
Kendilerini Çerkeslerin temsilcileri gibi sunan ama aslında
Çerkes toplumunun ve örgütlerinin dışında kalmaya adeta
özen gösteren üç beş kişinin yürüttüğü bir girişiminin
ciddiye alınacak tarafı da yoktur.
Çerkes olarak tanınan ve anılan Kuzey Kafkasya halkları
19 ve 20. yüzyıl da vatanlarından sürgüne mahkûm edilerek
zorunlu göç sonucunda Osmanlı imparatorluğunun topraklarına
dağılarak yaşamak zorunda kalan halklardır. Bu toplumun
önemli bir kısmı günümüzde Türkiye Cumhuriyeti topraklarında
hür ve eşit vatandaşlar olarak yaşamlarını sürdürmektedirler.
Bu vatandaşlar diğer tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları
gibi kendi hür iradeleriyle oylarını kullanmakta istedikleri
parti ya da ideolojilere oy verebilmekteler ve bugüne
kadar da böyle olmuştur. Bu anlamda bu halkların tamamının
bu türde ilanlarla tek bir ideoloji çerçevesinde hareket
edeceklerini söylemek ve bu yönde bir yanlış algılama
yaratmak kimsenin haddine değildir.
Çerkes, dernek ve örgütlenmeleri, bugün anavatanlarıyla
Türkiye arasında sağlıklı ilişkiler kurulması, anavatandaki
kardeşleriyle bağlarının güçlendirilmesi için çalışmaktadırlar.
Bu amaç doğrultusunda devletin çeşitli kademeleriyle,
toplumla ve tüm siyasi partilerle sağlıklı ve dengeli
ilişkiler yürütmektedirler. Bunun korunması ve sürdürülmesi
doğru olanı olup ayrıca bir zorunluluktur.
Aynı zamanda kendileri sürgün ve zulümle karşılaşan,
acılar çeken Çerkesler devlet, vatan ve millet kavramlarının
önemini ve kutsallığını herkesten daha iyi bilirler.
Bu bağlamda Çerkeslerin ayrılıkçılığa, teröre ve onun
destekçilerine oy vermesi hiçbir zaman düşünülemez. Ufak
bir grubun kendi siyasi emelleri adına tüm Çerkesleri
bu türde oyunlara alet etmeye kalkması ise çerkeslere
özgü toplumsal ahlaka da hiç uygun düşmemektedir.
Türkiye Kamuoyunun bilgisine sunulur.
Saygılarımızla
Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi
Adına
Başkan
İrfan ARGUN |
|