ANA SAYFA  
  KOMİTE  
 
Kuruluş Tarihi  
 
Amaç  
 
Tüzük  
 
Yönetim  
 
Faaliyetler  
  ABHAZYA  
  İLETİŞİM  
     
 


 

Tarih   : 04 Ağustos 2007
Sayı    : 2007/051
Konu   : 14 Ağustos 1992’de Abhazya’ya Yapılan Gürcü Saldırısı İle İlgili Kınama ve Anma Etkinlikleri Hakkında

DEĞERLİ HALKIMIZA VE KURULUŞLARIMIZA;

Diasporada yaşayan tüm kardeşlerimizce bilinen, ve Abhazya’yı yok etmek üzere Gürcistan tarafından yapılan 14 Ağustos 1992 günkü saldırı bu ay 15’inci yılını doldurmaktadır.

Saldırı ile ilgili kararın alındığı tarih ne ilginçtir ki 22 Temmuz 1992 olup Soçi şehrinde gizlice bir araya gelen Rusya ve Gürcüstan liderlerinin (Boris Yeltsin ve Eduart Şevardnadze) görüşmesinde “Gürcü liderinin Abhazya’yı 2-3 gün içerisinde tamamen alabileceği” gibi bir iddiası ile Abhazya’ya saldırı kararı alınmıştır.

Bu gizli görüşme çok sonraları (savaş bitiminden sonra) öğrenilebilmiştir.

22 Temmuz 1992’de Soçi’de Gürcüstan’ın Abhazya’ya saldırısı ile ilgili gizli karardan haberdar olmayan Abhazya Devlet yönetimi bir gün sonra 23 Temmuz 1992 günü bağımsızlığını ilan edip, ertesi günü (24 Temmuz 1992) Devlet Başkanı Vladislav Ardzınba beraberinde tüm bakanları ve önemli bürokratlarını, Dayanışma Komitesi mensuplarının şahsi davetleri ile İstanbul’a getirilmişler ve 31 Temmuz 1992 tarihine kadar Türkiye’de kalmışlardır.

Bunu ifade etmekteki maksat, 23 Temmuz 1992’de bağımsızlığını ilan eden bir devletin, bağımsızlığın ilanından bir gün sonra Devlet Başkanı dahil böyle bir seyahatin neden özellikle Türkiye’ye yapıldığı hususudur.

Dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Süleyman Demirel idi. Abhazya Devlet Başkanı ve beraberindeki heyetin bu gelişinin diaspora mensuplarının en yoğun bulunduğu Türkiye’de bağımsızlığı ile ilgili görüşmeler yapma ve destek alma isteğinden kaynaklanıyordu.

Ancak, camiamız bütün imkanlarını seferber ederek uğraşmasına rağmen Başbakan Süleyman Demirel, Abhaz Heyeti ile görüşmeyi kesinlikle kabul etmemiş ve (tarihe dikkat edilsin) Abhaz heyeti Türkiye’de iken 30 Temmuz 1992 günü beraberinde bilinen bakanlar ile Tiflis’e giderek yangından mal kaçırırcasına Abhazya’nın statüsünün ne olacağı düşünülmeden Gürcistan’la Türkiye Cumhuriyeti arasında ÜNİTER Devlet anlaşmasını imzalamıştır. O dönemde bu konu haliyle toplumumuzu fevkalade yaralamıştır.

Vatandaşı olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti devletinin hem Abhazya’yı hem de Türkiye de yaşayan Türk vatandaşı kardeşlerinin varlığını hiçbir şekilde dikkate almadan içine girilen bu davranış toplumumuzu fevkalade üzmüş, toplumumuzun içinde bir uhde olarak devam etmesine sebep olmuştur.

Türkiye’de yaşayan Abhazlar ve onların milyonları bulan Kuzey Kafkasyalı kardeşleri söz konusu bu gelişmeleri onur kırıcı bir duyarsızlık olarak gönüllerine kazımışlardır. Bilinenlerin tekrarı gibi algılanabilecek bu gelişmeleri camiamızın hafızalarını tazelemek için belirtmekteyiz.    

Sonuç olarak, Üniter Devlet anlaşması ile Türkiye’yi de yanına aldığını kabul eden Gürcistan yönetimi hapishaneleri de boşaltarak 14 ağustos 1992 günü karadan ve denizden Abhazya’ya saldırıp işgal etmiştir.

Hiç umulmayan bir zamnda ciddi bir saldırı ile karşılaşan Abhazya Kuzey Kafkasya’nın bütün bölgelerinden Türkiye’den, Ürdün’den, Suriye’den daha bir çok yerden yardıma koşan kardeşleri ile 30 Eylül 1993’e kadar devam eden savaşı, Gürcü birliklerini tarihi doğal sınır olan İngur nehrinin ötesine atarak savaş kazanılmıştır.

Ancak, bu vatan savunmasında Abhazya 5000 insanını şehit vermiştir. Daha evvel Abhazya’ya (Abhazya’da demiryolu, devlet lojmanları ve çeşitli yatırımların yapımı gibi bahanelerle) yerleştirilmiş olup kendini Abhazyalı sayması icap eden ve Abhazya’da yaşamlarını sürdüren gürcü kökenli bu insanlar, Tiflis’ten gelen çapulcu birliklerle beraber hareket edip aynı binada yaşadığı veya komşusu olan gerçek Abhazları katletmişler tarihi ve kültürel varlıklarını yağmalama ve yok etmenin yanında, kaçarken terk ettikleri evlerin dışında kaçış yolu üzerinde bulunan bir çok yapıtı ateşe vererek Abhazya’yı adeta bir harabeye çevirmişlerdir.

O günlerden, bu günlere gelişen bir çok olay toplumumuzca yakınen bilinmektedir.

Gürcistan’ın gücü yetse uygulattığı ambargo ile Abhazya’yı, dünyayla tecrit etmenin ötesinde açlığa da mahkum edebileceklerini zannetmişlerdi fakat Abhazya bazı sıkıntıların ötesinde Gürcistan’dan daha müreffah ve güçlü bir duruma gelmiştir.

Gürcistan tarafından Abhazları yok etmek üzere 14 Ağustos 1992’de başlatılan saldırıda, bağımsızlık uğruna (ki bunun 5 kişisi Türkiye’den savaşa gidenlerdir.) canlarınmı feda eden şehitlerimizin aziz ruhlari için (savaşın başlatıldığı) 14 Ağustos günü dünyanın neresinde olursak olalım1 dakikalık saygı duruşunda bulunalım.

Saygılarımızla
Kafkas-Abhazya Dayanışma Komitesi
Adına
Başkan

İrfan ARGUN
 

 

 


Tarih  : 8 Şubat 2007
Sayı   : 2007/003
Konu  : Dış İşleri Bakanı Abdullah Gül'e verilen yazı
Tarih     : 30.07.2007
Sayı      : 2007/049
Konu    : 22 Temmuz 2007 Tarihinde yapılan milletvekili seçimleri ile ilgili seçim öncesi DÇP, ilgilisi tarafından önemli bir gazeteye verilen beyanat ve ilan hk.
Tarih   : 04 Ağustos 2007
Sayı    : 2007/051
Konu   : 14 Ağustos 1992’de Abhazya’ya Yapılan Gürcü Saldırısı İle İlgili Kınama ve Anma Etkinlikleri Hakkında

 


 
 
 
  © Copyright 2007 Kafkas Abhazya Dayanışma Komitesi Ritsa